Emperyalist Savaşlara Son Vermek İçin Mücadeleye!

Savaşları durdurabilecek tek güç dünya işçilerinin birliği ve enternasyonalist mücadelesidir

Uzunca bir süredir ABD öncülüğünde Avrupa emperyalistlerinin de yer aldığı NATO bloğu büyük bir kriz yaşıyor. Emperyalist kapitalist dünyanın yaşadığı bu kriz, milyarlarca insana daha fazla açlık, yoksulluk, yıkım getirirken kendi aralarında da keskinleşen paylaşım mücadelelerini savaşlara taşıyor.


ABD’nin emperyalist dünyanın jandarması olarak dünyaya yön verme kabiliyeti kaybolurken; Çin ve Rusya, ABD karşısında yükselen ve dünya paylaşımına ortak olmak isteyen hamleleri ile emperyalist-kapitalist rekabette pozisyon almaya devam ediyor. Bu durumla birlikte dünyada egemenler arası hegemonya ve güç savaşlarının ağır biçimde süreceği bir dönemin yaşanacağı görülmektedir.

Bugün NATO provokasyonları ile Rusya’nın işgale yöneldiği, neo-faşistlerin iktidarda olduğu Ukrayna, tam da böyle bir paylaşımın güç denemelerine sahne olan coğrafyanın adı olmuştur. Bugün Ukrayna’da yaşananlar ve yaşanacak olanlar dünyanın hiçbir emekçi halkının çıkarına değildir.

Dünyada egemenler arası rekabetin ve emperyalist-kapitalist sistemin krizinin gelmiş olduğu aşama göz önüne alındığında; emperyalist ve sömürgeci savaşların bu rekabette taraf olan her egemen blok açısından ayakta kalmanın önemli bir yolu olduğunu görmekteyiz. Bu açıdan savaşın doğrudan ya da dolaylı bir biçimde tarafı olan devletlerden “barış” beklemek ve onlara “barış” çağrıları yapmak hayalci bir yaklaşımdır.

Bugün Türkiye’deki iktidarın açıklamaları da bu ikiyüzlü durumun ispatıdır. Ukrayna’ya İHA-SİHA satarak kasalarını dolduran iktidar ve onun silah tüccarı Albayraklar elbette daha da zenginleşmek için böylesi savaşları desteklemektedir. NATO’nun bir parçası olan Türkiye devleti ve iktidarı, onun tüm yayılmacı ve provokatif faaliyetlerinde bölgenin rol verilen bir unsurudur. Bugün Rusya’yı kınayan ve Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne çağrı yapan AKP iktidarının bizzat kendisinin Rojava’da işgalci bir güç olduğunu ve sınırlarını silah zoruyla değiştirdiğini hatırlatmak gerekir.

Kapitalist çıkar mücadeleleri içinde yürütülen bu savaşlardan hiçbir çıkarı olmayan ancak dünya zenginleri için ölmek ya da öldürmek zorunda bırakılan yoksullar olarak bizler, savaşlara son verecek tek gerçek gücüz.

Bugün düşen her bomba sadece Ukrayna topraklarını değil dünya işçi sınıfının, ezilen halkların, kadınların ve ezilenlerin cephesine düşmektedir. Bu savaşın bedeli sadece Donetsk ve Lugants halklarına değil, Rusya ve dünya halklarına, işçi sınıfına, kadınlara ve tüm ezilenlere ödetilecektir. Yine bu savaş göstermiştir ki; emperyalist dünyada hiçbir uluslararası anlaşma egemenler nazarında bağlayıcı değildir. Uluslararası hukuk, anlaşmalar ve sınırlar sömürünün devamı adına dünyayı halklar hapishanesine dönüştürmekten başka bir amaç taşımamaktadır. Dünya halklarının çıkarına olmayan, dün emperyalistlerce oluşturulmuş sınırlar bugün yeniden paylaşım mücadelesinde savaş gerekçesi olmaktadır. Ve sınırlar içerisine sıkıştırılmış halklar en ağır bedelleri ödemeye mahkûm bırakılmıştır.

Ukrayna, Rusya, Avrupa, Türkiye, Rojava ve tüm dünya emekçi halkları, savaşların yürütücüsü ve destekçisi kendi egemenlerine karşı mücadeleyi yükseltmelidir. Dışarıda başka emekçi halklara katliam planları yapanları ancak içerideki emekçilerin birleşik mücadelesi durdurabilir. Bugün dünya işçilerinin ve ezilen halkların enternasyonalist mücadelesi ve kardeşliği tek kurtuluş yoludur.

Devrimci Parti, dün Suriye’de, bugün Ukrayna’da, yarın farklı coğrafyalarda gerçekleşecek olan emperyalist kapitalizmin paylaşım mücadeleleri içerisinde başta bölge halklarına işgal ve yıkım taşıyan, birçok ülkeye SİHA pazarlamaya çalışan, savaşları kışkırtan AKP-MHP iktidarını yıkmak için birleşik mücadeleyi büyütürken, dünya halklarına da enternasyonalist mücadele çağrısı yapmaktadır.

Savaşa karşı çağrımız açıktır. Savaşın kalıcı çözümü ancak uluslararası proletaryanın birliği ve zaferiyle gelecektir. Enternasyonalizm, emperyalist kapitalistlerin kendi iktidarı uğruna yoksulları birbirine boğazlatarak devam ettirdiği egemenlik mücadelesine son verecektir. Egemenlerin savaşına karşı zafer mutlaka ezilenlerin eseri olacaktır!

Yaşasın Proletarya Enternasyonalizmi!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir