Devrimci Parti: Asgari değil, onurluca insanca bir yaşam sosyalizmde

Milyonlarca işçiyi ilgilendiren asgari ücreti patronlar ve onun hükümeti tarafından açıklandı. Açıklanan rakamla asgari ücret brüt 2.943 TL, net ücret ise 2.324 TL oldu.

Her yıl olduğu gibi bu yılda hükümet temsilcileri sermayenin emrinde olduklarını açıkça gösterdiler. Patronlar ile aynı dili konuşan Aile, Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk ise gerçek enflasyonun %25 olduğu bilinmesine rağmen belirlenen %15 zam ile ‘işçimizi enflasyona karşı koruduk’ açıklaması yaptı. İşçileri temsilen toplantılara katılan Türk-İş ise toplantıyı terk ederek bu rakamı kabul etmediklerini açıkladı ama kabul etmeyip de ne yapacaklarına dair henüz bir açıklama yapılmadı. Sarı sendika temsilcileri ve patronların hükümeti olan bir toplamdan işçiler lehine bir sonuç çıkması beklenemezdi, çıkmadı da.


Her yıl tekrarlanan bu tiyatroyu ve asgari ücret kavramını ret ediyoruz. İnsanca yaşamak için asgari ücret yetmeyeceği gibi yaşamın asgarisini de kabul etmiyoruz. İnsanca yaşamın asgarisini talep etmek, iyileştirilmiş köleliği tercih etmek anlamına gelmektedir. İnsanca yaşam için asgari ücret talebi, daha en baştan asgari olanı kabul etmek anlamındadır. Yürüttüğümüz sınıf mücadelesinde karın tokluğundan öteye gitmeyen asgari ücret politikasını toptan red ediyoruz. Bu tiyatro işçiler yumruğu masaya vurup ‘yeter artık söz bizde’ diyene kadar tekrar tekrar oynatılacak.


İşçiler açlık sınırının altında ücretlere çalışıp yoksulluğa layık görülürken, asgari ücreti tespit edenler kendilerine saraylar yaptırmakta, şatafat içerisinde yaşamaktalar. İşçiler madenlerde, inşaatlarda, tersanelerde, fabrikalarda ölürken, patronlar ve hükümet emeğin yarattığı değerlerle, zenginliklerle günlerini gün etmektedirler. İşçiler ‘asgari ücret’ alıp lokmalarını sayarken, milyonlarca işçinin yaşamı ve geleceği ile ilgili kararları alanlar zenginlik içinde, lüks içinde yaşamaktalar. Sermaye büyüdükçe işçilerin ve emekçi halkın yoksulluğu artıyor, sömürü, işsizlik, güvencesizlik, ağır koşullar ve stres altında çalışma, iş cinayetlerinde ölmek yaşamın ayrılmaz bir parçası haline geliyor.

Dünyada 62 kişinin serveti 3,5 milyar insanın birikimine eşitken dünya nüfusunun yüzde 1’inin geliri, kalan yüzde 99’unkine eşit.


Çalışma hayatının olduğu her yerde işçilerin payına asgari yaşam, düşük ücret ve her geçen gün daha çok ölüm düşüyor. Sermaye ve taşeronları boğazımıza sıkıca sarılmış sıkıyorlar. Yasalarla güvencesiz hale getirilen çalışma yaşamında karın tokluğuna çalışmak ve iş cinayetlerinde ölmek ‘kader’, ‘fıtrat’ diye anlatılıyor. İşsizlik sopası ile var olana razı olmamız öğütleniyor. Bir an önce yan yana gelip örgütlenmezsek kaderimizi, alın yazımızı hep sermaye sahipleri ve uşakları yazacak, kaderimiz, geleceğimiz hep onların elinde olacak.


İşçilerin söz sahibi olduğu ‘asgari’ değil, insanca yaşanacak bir ücret belirleme süreci, güvencesizliğin sonlanması, parasız eğitim, parasız sağlık, parasız enerji, parasız konut hakkını alabilmemiz, ulaşımın parasız olması ve işçi ücreti üzerinden alınan vergilerin son bulması tüm bunları kazanabilmemiz hayal değildir. İşçilerin iktidarı ve insanca yaşam için, devrim ve sosyalizm için örgütlü mücadele tek umut yoludur.

İşçiler için örgütlenmemek asgari ücrete, asgari yaşama yani yoksulluğa mahkum olmak demektir. Biliyoruz ki ne hükümet insanca yaşam için gerekli asgari ücret zammını yapacak nede işçi kanı ile beslenen asalak patronlar aşırı kar hırsları yüzünden düşük ücret politikasından vazgeçecek. Ta ki bizler, işçiler kendi partimizde örgütlenerek, bu asalakların karşısına çıkıp dur diyene ve onların saltanatına son verene kadar, onlar bize köleliği reva görecek. Asgari ücret değil insanca ücret alabilmemiz için, esnek- güvencesiz çalışmaya son vermek için, örgütlenme önündeki antidemokratik yasaları kaldırmak için, iş cinayetlerine son vermek ve işçi katillerinden hesap sormak için örgütlenmeye, Umut Sosyalizmde diyerek birlikte mücadele ile kölelik düzeninden kurtulmaya çağırıyoruz!

Devrimci Parti, eve hapsedilmeye çalışılan, emeği görmezden gelinen, özellikle ev işleri ve hizmet sektöründe hiçbir yasal hak tanınmadan; iş güvenliği ve güvencesi olmadan çalıştırılan, ataerkil düzenin sömürü çarkında iki kez ezilen, dışlanan tüm kadın işçileri eşit hayatı birlikte üretmek için partimizde örgütlenmeye ve mücadeleye çağırıyor.

Asgari değil, onurluca insanca bir yaşam sosyalizmde
Yoksullar için ekmek yoksa zenginler için de huzur olmayacak

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir