Devrimci Parti’li Kadınlar: Sermayenin Krizi Olacağız!

Hayatlarımızın hemen hemen her alanına sirayet eden eril tahakküm faşizmle birlikte neredeyse en üst düzeye çıkmış ve kurumsallaşmaktadır. Saray, yaslandığı ‘erkeklik ideolojisi’ ile birlikte kadınları hayattan tecrit etmeye çalışırken öte yandan kendi yarattığı krizin de faturasını da kadınlara ödetmeye çalışmaktadır. Kriz ile birlikte artan erkek egemenliğinin ücretli/ücretsiz çalışan kadınlar için sundukları değişmiyor. Krizin yükünü sınıfsal olarak eşit çekmediğimiz gibi, cinsiyet bağlamında da eşit çekmiyoruz. 
Ev içindeki cinsiyetçi işbölümü nedeniyle ev işleri ve bakım yükü hâlihazırda kadınların omuzundayken krizle birlikte hane gelirinin düşmesinin uyguladığı baskıyla bu yük artıyor. Dolayısıyla krizlerle birlikte ücretsiz iş yükü de yeniden belirlenmiş oluyor.

Ücretli işteki kayıplar da cinsiyet eşitsizliğini derinleştiriyor. Eşit işte çalıştığı halde eşit ücretini alamayan kadınlar, kriz döneminde de İlk önce işlerden atılanlar oluyor. İşten atılmalarla birlikte hane geliri düştüğünde ise yoksul soframıza koyamadığımız ekmeğin, soğanın, biberin artan fiyatına rağmen tencereyi kaynatma derdi yine kadınlara düşüyor. Her ne hikmetse evdeki erkek şiddeti kriz dönemlerinde artıyor, üstelik meşruymuş gibi sunuluyor.

Kadın ve emek düşmanı iktidarın politikaları ise patriyarkayı ve kapitalizmi beslemektedir. Erkek sermaye düzenine isyanımız var! Kapitalizm biz kadınların görünen ve görünmeyen emeği üzerinde yükseliyor. Erkek egemenliği iktidarını kapitalizmle ittifak yaparak güçlendiriyor. Emeğinden başka satacak bir şeyi olmayanları sömürürken bile kadın erkek diye ayırıyor. 
Erkek işçiler, kadın işçileri, ekmeklerine göz koyanlar olarak algılılarken, evde kadınların üstüne yıktıkları her iş için kendini de sömüren, ilk krizde işten atan patronla ittifak yaptığını görmüyor.

Emeğimize, bedenimize, kimliğimize ve hayatlarımıza dönük saldırılar sistematik bir şekilde devam etmektedir. Militarize edilmiş erkek-devlet şiddeti her an farklı bir şekilde karşımıza çıkmakta, tüm mekanizmalarıyla örgütlü ve sistematik olarak yaşamlarımıza saldırmaktadır. Bu şiddet, patriyarka ile biz kadınları ev duvarlarının içine hapsetmeye, emeğimizi ev içinde görünmez, iş yerinde ucuz kılmaya, geceleri ve sokakları yasaklamaya çalışıyor. Bu şiddet bazen bir sevgilide, babada, öğretmende, patronda, poliste beden buluyor. Kadın katilleri, çocuk istismarcıları “devlet babaları” tarafından AK’lanıp korunurken; erkek şiddeti olağan ve meşru hale getirilmek isteniyor.

İddia ediyoruz ki, göğün altında da, üstünde de hiç bir şey aynı kalmayacak. Erkeklik krizinin faturasını biz ödemeyeceğiz, sermayenin krizi olacağız! Eşit, özgür, sınıfsız ve sınırsız dünyayı kadın ellerimizle kuracağız! Patriyarkal Kapitalizme, Erkek-Devlet şiddetine karşı kurtuluşumuz direnişte! Dünyanın bütün kadınları birleşelim!

YAŞASIN 1 MAYIS! 
BİJİ YEK GULAN! 
‎ !عش أول مايو

Devrimci Parti’li Kadınlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir