Devrimci Parti MYK: Sarayın işgal savaşında ölmeyeceğiz, öldürmeyeceğiz!

ARAYIN İŞGAL SAVAŞINDA ÖLMEYECEĞİZ, ÖLDÜRMEYECEĞİZ!

Şam’da Emevi Camii’inde 3 ay içinde namaz kılma hayali 6 yıl sonra bir hafta içinde Afrin’i işgal fantezisine dönüşmüş bulunuyor. 05/09/2012 tarihinde televizyon ekranlarına geçip “Şam’a gidecek oradaki kardeşlerimizle kucaklaşacağız. O gün yakın, inşallah Emevi Camii’inde namazımızı da kılacağız.’’ diyen Erdoğan, bugün bir hafta içinde Afrin’i işgal etmekten, taş üstünde taş bırakmamaktan söz ediyor. Nasıl Şam’da namaz kılma hayali hüsrana dönüşmüşse Afrin işgali de hüsranla sonuçlanacaktır.

Sarayın denetimine girmiş bütün medya kanalları sürekli ve yoğun olarak savaş propagandası yapıyor. Afrin sınırına yığılan tanklar, topçu birlikleri, askeri sevkiyat görüntüleri paylaşılıyor. Öte yandan kendine uzman diyen kimi şahsiyetler televizyonlarda, gazetelerde boy gösterip, savaş planları üzerine derin analizler yapmakta, işgalin neden bir zorunluluk haline geldiğini izah etmeye çalışmaktadırlar. Medyanın marifetiyle ülkenin tek gündemi Afrin’deki işgal saldırısına kilitlenmiştir. Bu sayede ne işsizlik ve açlık nedeniyle Ankara’da kendini ateşe veren işçi, ne İzmir’de çaresizlikten İŞKUR’un önünde yoksulluğu soyunarak protesto eden işçi, ne kadın cinayetleri, ne çocuk cinayetleri/istismarları, ne Zarrab davası, ne enflasyon, ne bütçe açığı, ne de gelir dağılımındaki eşitsizlik görünmez hale gelmiştir. Görünen şey; OHAL bahanesiyle çıkan KHK’lar ve nihayetinde tek tip dayatmasıdır. Saray, bütün bunların yol açtığı çatlağı; yoksul çocukların kanı uğruna başlatılacak bir işgal savaşıyla kapatmak, olası karakol zaferleriyle büyütmek, Türk-Kürt çocukların ölü bedenleri üzerinden olası bir seçimle kendi zaferini ilan etmek, iktidarını ebedi kılmak derdindedir.

Afrin’e yönelik işgal savaşı, ne Kürt, ne Türk, ne Arap, ne de bölge halklarının çıkarına ve yararına bir savaş değildir. Afrin işgali sadece ve sadece sarayın istekleri ve çıkarları için gündeme getirilmiştir. Onlarca yıldır Kürt halkına karşı yürütülen kanlı ve kirli savaş, Kürt- Türk emekçi halklarını karşı karşıya getirmiş, halklar arasındaki düşmanlığı körüklemiştir. Devletin kirli savaşında binlerce yoksul Türk ve Kürt genci hayatını kaybetmiştir. Vatan savunması adına yoksul Kürt halkına karşı savaşa gidenler, yalnızca yoksul Türk çocukları olmuştur. Bu savaş boyunca cenazeler yalnızca yoksul evlerine gelmiş, Kürt halkına karşı yürütülen kirli savaşta zenginler daha fazla zenginleşirken, zengin evlerine hiç cenaze gitmemiştir. Bugün de böyle olacaktır. Bilinmeli ve kabul edilmelidir ki Kürt halkının demokrasi ve özgürlük taleplerini bastırma, sarayın iktidarını kalıcı kılma adına başlatılmak istenen Afrin’i işgal savaşında yalnızca yoksulların çocukları ölecektir.

Devrimci Parti Afrin’e yönelik olası savaşın bir işgal savaşı olduğunu ve savaşın esas amacının faşizmin kalıcılığını sağlamak olduğunu tespit ederek, işgale karşı Türkiye işçi sınıfını, emekçi halkları, kadınları ve bütün demokrasi güçlerini direnmeye ve mücadele etmeye çağırır. Kobane’de olduğu gibi Afrin’de de işgalciler yenilecek, direnen halklar kazanacaktır.

BİRLEŞİK DEVRİMCİ PARTİ MYK

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir